31 Mart 2016 Perşembe

SON ROUND

Bir ağıt duyduğunuzda dili ne olursa olsun notalar size o acının ne kadar derin, çekilmez ve hatta altında ezilmenin ne demek olduğunu anlatmaya yeter. Notalar duygular gibi olduğu kadar rüzgar gibidir de sizin eğileceğiniz yanı da belirler. Aslında tam da mutsuz olduğunuzda bu yüzden daha ritmik  parçalar dinlemelisiniz. Müzik insanın kalbidir. Doğanın dili olduğu gibi onun da dilini anlayanlar başka başka dünyalarda yaşayıp bize, bizimle yaşıyormuş gibi görünürler. Denizin dalgalarla anlatmaya çalıştığı arasıra kızıp kızıp köpürdüğü, ağaçların kuşları da içine saklayarak fırtına da çılgınca, yeter bunca eziyet uçurumun içine sürüklenmek üzereyiz dimdik görünsek de…..dediğini duyar gibi oluyorum. Ben bunlara tanık olurken yanımdakine bakıyorum korkmuş mu diye ? Ama korkudan eser görmemekle beraber küstahlık ve cahillik içinde olanla aynı dünyayı paylaştığımızı düşünmek bana hiç adil gelmiyor. Beni değilse bile o ağaçların hışırtısını dinlemeyi özleyecek bir nesil için, o dalgaların içinde sırılsıklam olmayı özleyecek bir nesil için doğanın sesini duyalım. Dilini bilmesek te bir ağıt dinliyormuşçasına


2 Mart 2016 Çarşamba

VALSLERLE DANSETMEK



Besteci Dmitri Shostakovich’in  valsi eşliğinde, göğe uzanmak isteyen çimlerin arasında, ellerimi çiğ yapmış yapraklarına sürerken, oturduğum sandalyenin hiç kıpırdamıyor olması kimin umrunda…
Besteci İon İvanovici ‘nin valsi  eşliğinde, yanımda uçuşan kelebeklerin, henüz yeşermeye fırsat bulamamış dallara konup, ona cilve yaparken, renklerini güneşle parlatmasını seyrederken, gözlerim on senedir görmüyormuş kimin umrunda……..
Besteci  Johann Strauss’un Tritsch-Tratsch-Polka - sı eşliğinde çakıl taşlarının bütün bir kış hareketlerinden yorulmuş dalga, bu sabah onları sakince sevmeye yeltenmiş, bebek uykuları kadar dingin deniz, ben duyamıyorum kimin umrunda….
Ben ordaydım….